Translation

(itstool) path: listitem/para
the GPL requires that any patents associated with GPLed software must be licensed for everyone's free use.
103/1060
Context English Turkish (tr_TR) State
In the mid-1980s a government anti-trust case against AT&T ended with the break-up of AT&T. AT&T still owned Unix and was now able to sell it. AT&T embarked on an aggressive licensing effort and most commercial Unixes of the day became AT&T-derived. 1980’lerin ortalarında, hükümetin AT&T aleyhinde açtığı antitröst dava AT&T ‘nin yollarını ayırmasıyla sonuçlandı. AT&T , Unix’i hala elinde tutuyordu ve artık satabilecekti. AT&T atılgan bir lisans verme çabasına girişti ve günümüzdeki ticari Unix'lerin çoğu AT&T türevi haline geldi.
In the early 1990's AT&T sued UCB over license violations related to BSD. UCB discovered that AT&T had incorporated, without acknowledgment or payment, many improvements due to BSD into AT&T's products, and a lengthy court case, primarily between AT&T and UCB, ensued. During this period some UCB programmers embarked on a project to rewrite any AT&T code associated with BSD. This project resulted in a system called BSD 4.4-lite (lite because it was not a complete system; it lacked 6 key AT&T files). 1990’ların başlarında AT&T , BSD ile ilgili lisans ihlali sebebiyle UCB’ye dava açtı. UCB, AT&T 'nin, onay veya ödeme olmaksızın, birçok iyileştirmeyi BSD sayesinde AT&T ‘nin ürünlerine dahil ettiğini farketti ve akabinde öncelikle AT&T ve UCB arasında olmak üzere uzun süren bir dava açıldı. Bu sürede bazı UCB programcıları BSD ile ilişkilendirilmiş herhangi bir AT&T kodunu yeniden yazmak için bir projeye girişti. Bu proje BSD 4.4-lite adlı bir sistem geliştirilmesiyle sonuçlandı. (lite çünkü tam bir sistem değildi; 6 anahtar AT&T dosyası yoktu).
A lengthy series of articles published slightly later in Dr. Dobbs magazine described a BSD-derived 386 PC version of Unix, with BSD-licensed replacement files for the 6 missing 4.4 lite files. This system, named 386BSD, was due to ex-UCB programmer William Jolitz. It became the original basis of all the PC BSDs in use today. Dr. Dobbs dergisinde biraz sonra yayınlanan uzun bir makale serisi, Unix'in BSD'den üretilen 386 PC versiyonunu ve 6 eksik 4.4 lite dosyası için BSD lisanslı yedek dosyaların tanımını yaptı. 386BSD adlı bu sistem, eski UCB programcısı William Jolitz tarafından yapıldı. 386BSD, bugün kullanılan tüm PC BSD'lerinin temeli haline geldi.
In the mid 1990s, Novell purchased AT&T's Unix rights and a (then secret) agreement was reached to terminate the lawsuit. UCB soon terminated its support for BSD. 1990’ların ortasında, Novell AT&T’nin Unix haklarını satın aldı ve sonra davayı sonlandırmak için gizli bir antlaşmaya vardı. UCB kısa bir süre sonra BSD desteğini sonlandırdı.
The Current State of FreeBSD and BSD Licenses FreeBSD ve BSD Lisanslarının Güncel Durumu
The so-called <link xlink:href="http://www.opensource.org/licenses/bsd-license.php"> new BSD license</link> applied to FreeBSD within the last few years is effectively a statement that you can do anything with the program or its source, but you do not have any warranty and none of the authors has any liability (basically, you cannot sue anybody). This new BSD license is intended to encourage product commercialization. Any BSD code can be sold or included in proprietary products without any restrictions on the availability of your code or your future behavior. Bahsi geçen <link xlink:href="http://www.opensource.org/licenses/bsd-license.php"> yeni BSD lisansı </link>, son birkaç sene içerisinde FreeBSD’ye uygulanmıştır ve bu lisans, etkili olarak program veya programın kaynağı ile her şeyi yapabileceğiniz bir komuttur fakat herhangi bir garantiniz yoktur ve eser sahipleri de herhangi bir sorumluluk kabul etmez (kısacası, kimseyi dava edemezsiniz). İşbu yeni BSD lisansı, ürün ticarileştirmesini teşvik etmeyi amaçlamıştır. Herhangi bir BSD kodu, sizin kodlarınızın veya gelecek tutumlarınızın kullanılılırlığı üzerindeki kısıtlamalara dahil olmadan satılabilir ya da patentli ürünlere dahil edilebilir.
Do not confuse the new BSD license with <quote>public domain</quote>. While an item in the public domain is also free for all to use, it has no owner. Yeni BSD lisansını <quote>public domain</quote> ile karıştırmayın. Kamuya açık bir öge de ücretsiz bir şekilde herkesin kullanımına açık olsa da onun sahibi yoktur.
The origins of the GPL GPL'nin doğuşu
While the future of Unix had been so muddled in the late 1980s and early 1990s, the GPL, another development with important licensing considerations, reached fruition. Unix'in geleceği 1980'lerin sonlarında ve 1990'ların başlarında iyice bulanıklaşsa da önemli bir lisanslama planına sahip başka bir geliştirme olan GPL amacına ulaştı.
Richard Stallman, the developer of Emacs, was a member of the staff at MIT when his lab switched from home-grown to proprietary systems. Stallman became upset when he found that he could not legally add minor improvements to the system. (Many of Stallman's co-workers had left to form two companies based on software developed at MIT and licensed by MIT; there appears to have been disagreement over access to the source code for this software). Stallman devised an alternative to the commercial software license and called it the GPL, or "GNU Public License". He also started a non-profit foundation, the <link xlink:href="http://www.fsf.org">Free Software Foundation</link> (FSF), which intended to develop an entire operating system, including all associated software, that would not be subject to proprietary licensing. This system was called GNU, for "GNU is Not Unix". Emacs'ın geliştiricisi olan Richard Stallman laboratuvarı ev yapımı sistemden özel sisteme geçtiğinde MIT'de bir personel üyesiydi. Stallman yasal olarak sisteme ufak tefek iyileştirmeler ekleyemediğini fark ettiğinde sinirlendi. (Stallman'ın iş arkadaşlarının çoğu, MIT'de geliştirilen ve MIT tarafından lisanslanan yazılıma dayalı iki şirket oluşturmak için ayrılmıştı; öyle görünüyor ki bu yazılım için kaynak koduna erişim konusunda anlaşmazlıklar ortaya çıkmıştır.) Stallman ticari yazılım lisansına bir alternatif geliştirdi ve bunu GPL veya "GNU Kamu Lisansı" olarak adlandırdı. Stallman ayrıca kar amacı gütmeyen "Özgür Yazılım Vakfı"nı kurdu (http://www.fsf.org), bu vakıf ile, ilgili tüm yazılımlar da dahil olmak üzere, tescilli lisanslamaya tabi olmayan bir işletim sistemini geliştirmeyi amaçlamıştır. Sistemi "GNU Unix Değil" (GNU is Not Unix) anlamında GNU olarak adlandırdı.
The GPL was designed to be the antithesis of the standard proprietary license. To this end, any modifications that were made to a GPL program were required to be given back to the GPL community (by requiring that the source of the program be available to the user) and any program that used or linked to GPL code was required to be under the GPL. The GPL was intended to keep software from becoming proprietary. As the last paragraph of the GPL states: GPL, standart tescilli lisansın karşısavı olacak şekilde tasarlanmıştır. Bu düşünce ile, GPL’de yapılacak olan değişikler , GPL Topluluğuna ( Programın kullanıcılar tarafından kullanılabilir olması gerektirdiği için) verilir ve bağlanan veya kullanılan herhangi bir program GPL kodu adı altında kullanılmalıdır.GPL, yazılımın kişiye özel olmaması için tasarlanmıştır. GPL’ nin son paragrafında bu durum belirtilmiştir:
<quote>This General Public License does not permit incorporating your program into proprietary programs.</quote>[1] <quote>Bu Genel Kamu Lisansı, programınızın özel programlara katılmasına izin vermemektedir.</quote>
The <link xlink:href="http://www.opensource.org/licenses/gpl-license.php">GPL</link> is a complex license so here are some rules of thumb when using the GPL: <link xlink:href="http://www.opensource.org/licenses/gpl-license.php">GPL</link> linki karmaşık bir link olduğundan GKL (Genel Kamu Lisansı) kullanımı için işte birkaç pratik kural:
you can charge as much as you want for distributing, supporting, or documenting the software, but you cannot sell the software itself. <link xlink:href="http://www.opensource.org/licenses/gpl-license.php">GPL</link> linki karmaşık bir link olduğundan GKL (Genel Kamu Lisansı) kullanımı için işte birkaç pratik kural:
the rule-of-thumb states that if GPL source is required for a program to compile, the program must be under the GPL. Linking statically to a GPL library requires a program to be under the GPL. Pratik kural GKL kaynağına ihtiyaç duyulması durumunda, programın GKL altında olmasını ortaya koyar. Bu da GKL kütüphanesinin GKL altındaki bir programa ihtiyaç duyduğunu belirtir.
the GPL requires that any patents associated with GPLed software must be licensed for everyone's free use. GKL'ye göre GKL olan bir yazılım ile ilişkilendirilmiş bir yazılım herkesin kullanımına açık olmalıdır.
simply aggregating software together, as when multiple programs are put on one disk, does not count as including GPLed programs in non-GPLed programs. Tek bir diske birden fazla program konulduğunda olduğu gibi, yazılımı basitçe bir araya getirmek GPL'ye dönüştürülmüş programları, GPL'ye dönüştürülmemiş programlara dahil etmek olarak kabul edilemez.
output of a program does not count as a derivative work. This enables the gcc compiler to be used in commercial environments without legal problems. Bir programın çıktısı türemiş çalışma olarak kabul edilemez. Bu, GCC derleyicisinin ticari ortamlarda hukuki problemler olmadan kullanılmasına olanak sağlar.
since the Linux kernel is under the GPL, any code statically linked with the Linux kernel must be GPLed. This requirement can be circumvented by dynamically linking loadable kernel modules. This permits companies to distribute binary drivers, but often has the disadvantage that they will only work for particular versions of the Linux kernel. Linux çekirdeği GPL (Genel Kamu Lisansı) kontrolünde olduğundan beri, Linux çekirdeği ile statik olarak bağlı olan kodlar GPL'ye dönüştürülmelidir. Bu gereksinim yüklenebilir çekirdek modüllerini dinamik olarak bağlayarak önlenebilir. Bu, şirketlerin ikili sürücülerini dağıtmasına izin verir ama sadece Linux çekirdeğinin belirli sürümlerinde çalıştığından çoğu kez dezavantaj sağlar.
Due in part to its complexity, in many parts of the world today the legalities of the GPL are being ignored in regard to Linux and related software. The long-term ramifications of this are unclear. Kısmen karmaşıklığından ötürü, bugün dünyanın birçok yerinde, GPL'nin yasallığı Linux ve ilgili yazılımlar açısından göz ardı edilmektedir. Bunun uzun vadeli sonuçları belirsizdir.
The origins of Linux and the LGPL Linux ve LGPL'nin Kökenleri
While the commercial Unix wars raged, the Linux kernel was developed as a PC Unix clone. Linus Torvalds credits the existence of the GNU C compiler and the associated GNU tools for the existence of Linux. He put the Linux kernel under the GPL. Ticari Unix savaşları hızlanırken, Linux çekirdeği bir PC Unix klonu olarak geliştirilmişti. Linus Torvalds, Linux’un varlığını GNU C derleyicisinin ve ilgili GNU araçlarının varlığıyla ortaya çıktığını savunur. Linux çekirdeğini Linus Torvalds GPL altına aldı.
Remember that the GPL requires anything that statically links to any code under the GPL also be placed under the GPL. The source for this code must thus be made available to the user of the program. Dynamic linking, however, is not considered a violation of the GPL. Pressure to put proprietary applications on Linux became overwhelming. Such applications often must link with system libraries. This resulted in a modified version of the GPL called the <link xlink:href="http://www.opensource.org/licenses/lgpl-license.php">LGPL</link> ("Library", since renamed to "Lesser", GPL). The LGPL allows proprietary code to be linked to the GNU C library, glibc. You do not have to release the source code which has been dynamically linked to an LGPLed library. Hatırlamanız gerekir ki GPL, GPL’in altındaki herhangi bir koda statistik olarak bağlanmakta olan ve hatta GPL’in altında yer alan herhangi koddan birine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kodun kaynağı dolayısıyla kullanıcıya programı kullanabilir hale getirilmelidir. Dinamik bağlantı ancak GPL’in uyumsuzluğu olarak dikkate alınmamalıdır. Linux’a özel uygulamalar koyma girişimleri karşı konulamaz halde baskıya yapmıştır. Bu tip uygulamalar çoğunlukla sistemin kitaplıkları ile bağlantı kurmalıdır. GPL’in değiştirilmiş sürümü adı altında olarak bu <link xlink:href="http://www.opensource.org/licenses/lgpl-license.php">LGPL</link> ("Kitaplık", yeniden adlandırıldığından itibaren "Kiralayan", GPL) ile sonuçlanmaktadır. LGPL, tescilli kod olan GNU C kitaplık ve glibc’e bağlantı kurulmasına imkân sağlar. Dinamik olarak bağlanılan LGPLed kitaplığının kaynak kodunu serbest bırakmak zorunda değilsiniz.
If you statically link an application with glibc, such as is often required in embedded systems, you cannot keep your application proprietary, that is, the source must be released. Both the GPL and LGPL require any modifications to the code directly under the license to be released. Gömülü sistemlerde genellikle olduğu gibi bir uygulamayı glibc ile de statik olarak bağlarsanız, uygulamanız kişiye özel olmaz, yani kaynak serbest bırakılmalıdır. GPL ve PGPL'de de kaynağın serbest bırakılması için doğrudan lisansın altındaki kodda herhangi bir değişiklik yapılmalıdır.
Open Source licenses and the Orphaning Problem Açık Kaynak lisansları ve Artık Satır Problemi
One of the serious problems associated with proprietary software is known as <quote>orphaning</quote>. This occurs when a single business failure or change in a product strategy causes a huge pyramid of dependent systems and companies to fail for reasons beyond their control. Decades of experience have shown that the momentary size or success of a software supplier is no guarantee that their software will remain available, as current market conditions and strategies can change rapidly. Tescilli yazılımla ilgili ciddi sorunlardan biri de "orphaning" olarak bilinir. Bu durum, bir ticari başarısızlığın veya ürün stratejisindeki bir değişikliğin, birbirine bağlı sistem ve şirketlerden oluşan büyük bir piramidin kontrolleri dışındaki nedenlerden dolayı başarısız olmasına sebep olduğunda ortaya çıkar. Onlarca yıllık deneyim, bir yazılım tedarikçisinin anlık büyüklüğünün veya başarısının, mevcut piyasa koşulları ve stratejileri hızla değişebileceğinden ötürü, yazılımlarının mevcut halde kalacağının garantisi olmadığını göstermiştir.
The GPL attempts to prevent orphaning by severing the link to proprietary intellectual property. GPL, tescilli fikri mülkiyet bağlantısını keserek orphaning oluşmasını önlemeye çalışır.
A BSD license gives a small company the equivalent of software-in-escrow without any legal complications or costs. If a BSD-licensed program becomes orphaned, a company can simply take over, in a proprietary manner, the program on which they are dependent. An even better situation occurs when a BSD code-base is maintained by a small informal consortium, since the development process is not dependent on the survival of a single company or product line. The survivability of the development team when they are mentally in the zone is much more important than simple physical availability of the source code.
What a license cannot do Bir lisansın yapamayacağı şeyler
No license can guarantee future software availability. Although a copyright holder can traditionally change the terms of a copyright at anytime, the presumption in the BSD community is that such an attempt simply causes the source to fork. Hiçbir lisans gelecek yazılımların kullanılabilirliğini garanti edemez. Telif hakkı sahibi bilindiği üzere istediği zaman telif hakkı şartlarını değiştirebilmesine rağmen, BSD topluluğundaki yaklaşım , böyle bir girişimde kaynağın bozulmasına neden olur.
The GPL explicitly disallows revoking the license. It has occurred, however, that a company (Mattel) purchased a GPL copyright (cphack), revoked the entire copyright, went to court, and prevailed [2]. That is, they legally revoked the entire distribution and all derivative works based on the copyright. Whether this could happen with a larger and more dispersed distribution is an open question; there is also some confusion regarding whether the software was really under the GPL. GNU açıkça lisansı iptal etmeye izin vermemektedir. Fakat bir şirket (Mattel) mahkemeye başvurdu ve kazanarak, GNU telif hakkını satın aldı ve tüm telif hakkını iptal etti. Kısacası, telif hakkına dayalı olan tüm dağılım ve türev çalışmaları yasal olarak iptal etmiş oldular. Bunun daha geniş ve karışık dağılımda olup olmayacağı halen sonuca bağlanmamış bir sorundur ve yazılımın gerçekten GNU altında olup olmadığına ilişkin kafalarda halen soru işareti bulunmaktadır.

Loading…

the GPL requires that any patents associated with GPLed software must be licensed for everyone's free use.
GKL'ye göre GKL olan bir yazılım ile ilişkilendirilmiş bir yazılım herkesin kullanımına açık olmalıdır.
6 months ago
Browse all component changes

Things to check

Has been translated

Last translation was "GKL'ye göre GKL olan bir yazılım ile ilişkilendirilmiş bir yazılım herkesin kullanımına açık olmalıdır.".

Fix string

Reset

Glossary

English Turkish (tr_TR)
Bundled software donanımla gelen yazılım FreeBSD Doc
malicious software kötü amaçlı yazılım FreeBSD Doc
software program,yazılım FreeBSD Doc
Software Yazılım FreeBSD Doc

Source information

Source string comment
(itstool) path: listitem/para
Source string location
article.translate.xml:203
String age
9 months ago
Source string age
a year ago
Translation file
articles/tr-TR/bsdl-gpl.po, string 35